Makedonya'dan Ortaasya'a Enver Paşa 1
- Şevket Süreyya Aydemir
![]() Bu kitap, bir insanın değil, bir devrin hikayesidir. Bu devir ne zaman başlar? Nerede biter? Bunu belirtmek güçtür. Çünkü tarih içinde devirlerle, bu devirlere müdahalesi olan kahramanlar, daha öncelerden gelişen birtakım şartların, oluşların mahsulüdürler. Onları bu şartlar ve bu oluşlar hazırlar. Onları bu şartlardan, bu oluşlardan kesin sınırlarla ayırmak mümkün değildir. Bir devri ve kahramanlarını, kendilerinden evvelki devrin doğum ağrılarından kopardığımız zaman, bu devir ve bu şahsiyetler, köksüz ve havada kalır. |
Makedonya'dan Ortaasya'a Enver Paşa 2
- Şevket Süreyya Aydemir
![]() Kaderci ve Kaderini Yaratan Adam! Kader biz miyiz? Yoksa biz, önceden yazılmış bir alın yazısının esiri, yani bu yazıyı yazanın elinde birer oyuncak mıyız? Çağımızda bu soru, çağdaş insana anlamsız gibi görünür. Ama bütün çağlar boyunca insanlar, gene de bu bilmecenin düğümünü çözmek için uğraştılar. Enver Paşaya gelince o, bütün ömrü boyunca bu muammanın içinde savaştı. Çünkü hem Kaderci, hem e kendi kaderini kendi yaratabileceğine inanan adamdı. |
Makedonya'dan Ortaasya'a Enver Paşa 3
- Şevket Süreyya Aydemir
![]() Tükenmiş Bir İmparatorluk Osmanlı İmparatorluğu yorgundu. Yenikti, tükenmişti. Tarihi ömrünü artık tamamlamak üzereydi. Zamanın çarkları, onun kitabını dürmek için işliyordu. Ve şimdi bilinen şudur ki bu Devlet, daha Birinci Dünya Harbine girdiği gün yenilmişti. Yani Enver Paşa, daha baştan kaybedilmiş bir harbe girmişti... Ama genç, ihtiraslı, hayallerine sınır tanımayan bir adam, bu çarkların kendisi için çalıştığına inanıyordu. Elinin altında, gene kendisi gibi genç, ihtiraslı, yenilgi kabul etmeyen bir Kumanda Kadrosu vardı. Gerçi tarih, şahıslarla beraber şartların da eseridir. Ama bizim için Birinci Dünya Harbi, tarihin kaçınılmaz kanunları ile, genç bir İhtiras Adamının, yani Enver Paşanın, kanlı bir pota içinde, kıyasıya boğuşmalarının hikayesi gibidir. |
1917-1934 Türkistan Milli İstiklal Hareketi: Korbaşılar ve Enver Paşa
- Ali Bademci
![]() 1917-24 yıllarında Türkistan'a yayılan ve 1934 yılına kadar aralıklarla sürdürülen isyânların kahramanlarına; Sovyet Ruslar, 'Basmacı', Türk mücahitleri ise 'Korbaşı' adını vermişlerdir. Esasen Çarlık Rusyası karşıtı millî direnişlere Rus idaresi, 'Basmaçı hareketi' gözüyle bakıyordu. Zeki Velîdî Togan, aynı kuşaktan bir Türkistanlı olarak yakından takip ettiği Basmacı hareketini 'muazzam bir millî hareket' şeklinde değerlendirmektedir. Stalin, 'Orta Asya Cumhuriyetlerini Sovyet Rusya'dan ayırmak ve sömürücü sınıfın hâkimiyetini yeniden kurmak gayesi ile zenginler tarafından yürütülen alenî bir siyâsi haydutluk hareketi' olarak tarif ediyor. Zamanın Kızılordu Türkistan Cephesi Kumandanı Frunze ise, Basmacılığın gayesini: 'Sovyet hâkimiyeti def olsun; bağımsız bir müslüman devlet kurulsun.' gibi millî bir sloganla ifâde ediyor. Türkmen Basmacılarından Mirza Pirnefes: 'Biz Basmacı kelimesine Türkiye'de alıştık. Vatanda seyrek duyardık, sadece Rus çevrelerinde. Biz, bize Korbaşı diyorduk. Sonra Enver Paşa geldi ve bunun da değiştirilmesini istedi. Bundan sonra birbirimize Mücâhid diye hitap etmemizi emretti.' demektedir. İki cilt olan bu kitap, Korbaşılar (Basmacılar) dinlenilerek yazıldı. Onların hatıralarından faydalanıldı. Bu bilgilerle, Türkistan'daki istiklal mücadelelerine Enver Paşa'nın iştirakı, çabaları ve bu yolda şehâdeti, bizzat görgü şahitlerine dayanılarak ortaya konuldu. Hacı Sâmi ile arkadaşlarının ve Türkistanlı yiğitlerin millî kıyamı teşkilâtlandırıp sağlam hedeflere yöneltmek için gösterdikleri destanî mücadele anlatıldı. |
Enver Paşa ve Sarıkamış Harekatı
- Ziya Nur Aksun
![]() Enver Paşa ve Sarıkamış Harekâtı, Sarıkamış harekâtının 90’ıncı yılı münâsebetiyle yapılan yayınlara katkı için hazırlanmıştır. Ziya Nur Aksun’un Enver Paşa ile ilgili olan, özellikle onun itham edildiği konuları; yani onun Harbiye Nâzırı oluşunu, I. Cihan Harbine girişimizdeki rolünü, Alman etkisini, Kafkas cephesinin açılışını ve Sarıkamış harekâtının sebep ve neticelerini izah ettiği bir eserdir. Ayrıca kitaba sayın Nevzat Köseoğlu’ndan da Enver Paşa hakkında kısa bir değerlendirme eklenmiştir. |
Şehit Enver Paşa
- Nevzat Köseoğlu
![]() Osmanlı'nın çöküşü de kuruluşu gibi bir destandır. Çöküşün kahramanları olan neslin bayraktarı Enver Paşa'dır. Onların varlığıyla İmparatorluğun çöküşünü birlikte düşünmek şaşırtıcıdır ve haksızlık gibi görünür. Onların yürekleri dağ gibiydi; hayalleri de öyle... Asla küçük düşünmüyorlardı. Yüce Devlet'i, ülkesi ve milletiyle kurtarmak için kendilerini ateşlere atarken, her biri İmparatorluğun bir uzak köşesinde, bütün Müslüman dünyayı kurtarmayı düşlüyor ve bunun heyecanı ile sarsılıyorlardı. Büyük düşünmek, büyük rüyalar görmek büyük zamanların görüntüleridir. Oysa bunlar çöküyorlardı ve çökerken bile yüreklerindeki ve kafalarındaki büyüklükleri terk etmiyorlardı. Sonra, Anadolu'ya çekildik. Artık onları anlamak zorlaştı. İnsanlarımızda yürekler daraldı, ufuklar kapandı; araya anlamsız siyasî endişeler girdi. Erzurum'u, Sarıkamış'ı "Turan" zannedip Enver Paşa'yı, "askerlerimizi Turan yolunda kırdırmakla" suçladık. Oysa, dedelerimiz Irak'ta, Filistin'de, Kafkaslar'da, Çanakkale'de vatan topraklarını savunuyorlardı. İngiliz ordularının buralarda ne aradıklarını sormak yerine, onların yüce makamlarını tartışmaya açtık... Enver Paşa o mübarek neslin başbuğu idi. M. Kemal Atatürk diyor ki: "Enver bir güneş gibi doğmuş, bir gurûb ihtişamıyla batmıştır; arasını tarihe bırakalım." İsmet İnönü diyor ki: "Enver Paşa ihtilalden önce ahlak, cesaret ve kahramanlık misali olarak tanınmıştır. Enver'e en çetin kıta hizmetleri tam ve itimatla emniyet edilmiştir. Enver Paşa şahsî meziyetleriyle iyi bir asker, iyi bir subay olarak, cemiyetin kusur olarak bildiği unsurlardan, insanın tasavvur edemeyeceği kadar nasibi olmayan bir tiptir." Zeki Velidî Togan diyor ki: "Enver Paşa son Türk tarihinin en büyük şahsiyetlerinden biridir. Bu zât, Türk ve dünya siyasi hayatındaki konumunu şüphesiz ki tesadüfen yahut birisinin korumasında elde etmedi." Ziya Nur diyor ki: "Enver'in Ravza-i Mutahhara'ya girişini canlandıran cümleler; tüyler ürpertici bir inanç ve edep yüksekliğinin muhteşem tablosudur." Bu kitapta, Osmanlı son dönemlerimizin büyük kahramanının hayatını ve temiz kişiliğini yakından tanıyacaksınız. |
Enver Paşa'nın Ortadoğu Seyahati
- Kürt Muhammed Ali
![]() Yakın zaman dünya siyasi tarihinde Enver Paşa adına, Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Hindistan'a kadar duyuran ikinci bir isme rastlamak pek mümkün değildir. Son derece hareketli ve olağan üstü maceralı hayatı içinde enver Paşa adının Arap aydın muhitleri içinde çok özel bir yeri vardır. Bu özel yer, Trablusgarb'ın İtalyanlar tarafından işgali ile Enver Paşa'nın bir avuç idealist arkadaşıyla birlikte direniş cephesi kurmasıyla, Arap aleminde 'Bağımsızlık' ve 'anti-emperyalist' anlayışın gelişmesinde bir dönüm noktası olmasının rolü tartışılmazdır. Bu sebeple Arap aydın çevrelerinde Enver Paşa adı adeta bir kutup yıldızı olarak telaffuz edilir. Enver Paşa, Çanakkale zaferinin ardından Osmanlı Devletini en üst derecede temsilen Arap Ortadoğusuna seyahate çıkan ilk Osmanlı Devlet adamıdır. Bu seyahat, Birinci Dünya savaşı arefesinde Avrupa çevrelerinde ve Arap aleminde olağanüstü bir ilgiyle karşılanır ve derin bir yankı uyandırır. Lübnanlı bir Osmanlı aydını olan Muhammed Kürt Ali'nin hazırladığı bu eser, Arap aydınlarının Enver Paşa ve onun nezdinde Osmanlı algısının boyutlarını ortaya koyarken, o dönemin anlaşılması açısından oldukça ilginç ve zengin bilgiler sunar. |
Enver Paşa'nın Vasiyeti
- Nabican Bakiyev
![]() Şahsi hayatı, dağda bir çobanın hayatı kadar sade ve yalın, tevazuda bir derviş kadar ihtirassız, fakat sözkonusu Turan halklarının istiklal ve hürriyetleri olduğunda, ateş parçası bir idealist, savaş için yaratılmış bir asker olan Enver Paşa, can çekişen bir imparatorluğun tam ortasında bulur kedini. Ve tam 17 cephede kan revan içinde, takatten düşene kadar savaşır. Başında bekleyen akbabalara yem olmamak kadar, Asker bozkırlarındaki çığlık, bir alıç dikeni gibi yüreğine saplandığında, Kırım, Kafkasya'dan, Hazar ötesine geçer. O çığlık atanlar da Türk'tür, oralar da Turan yurdudur. Kalbini ve idealleriyle son nefesini Türkistan Türklüğüne armağan ettiği 1922 Ağustos'una kadar, gün gün, adım adım, cephe cephe arşivlerin şahitliğiyle Enver Paşa'nın izini süren değerli Özbek Türk yazarı Nabican Bakiyev, yapmış olduğu bu çalışmasıyla, Asya bozkırlarının havasıyla, hasımlarının gözünden Türkistan mücalesindeki Enver Paşa'yı dikkatlerimize sunuyor. |
Türkistan İstiklal Hareketleri: Enver Paşa
- Abdullah Recep Baysun
![]() İdallerinizi gerçekleştiremiyorsanız, gerçeklerinizi idealleştirin diyerek Turan Barışı için yola çıkan Enver Paşa hazretlerinde; -Paşam, başaramazsanız ne olur serzenişine karşılık, O'nun; -Başaramazsam öleceğimi biliyorum. Hiç olmazsa ölümle Batı Türklüğü ile Doğu Türklüğü arasında manevi bir köprü olurum dediği üzere, gerçekten Enver Paşa Turan yolunda şehit olarak Anadolu ile Türkistan Türklüğü arasında muhkem, ama bir o kadar da narin ve nezih bir bağ olmuştur. İdeallerini gerçekleştirmek için yola çıkan her asil insan gibi, canını vermekten çekinmeyen soylu Turan savaşçısı Enver Paşa'nın şehadet raporu buna en güzel örnek olsa gerektir diye düşünüyoruz. |
Başkomutan Enver Paşa
- Kurt Okay
![]() I. Dünya savaş çanlarının çaldığı yılların başında Makedonya dağlarında eşkiya takibinde genç bir Osmanlı Türk zabiti olan Enver Paşa, ardından meşruti Monarşinin ilan edilmesi yolunda Jön Türk Hareketinin fedaisi olarak serdengeçti bir ihtilalcidir. Yaradılıştan gelen tabiatı, onu bir politikacı değil, meydan savaşlarında efsanevi bir komutan ve barut gibi bir ihtilalci olarak yaratılmıştır. Libya çöllerinden, bir şafak baskınıyla Edirne'nin kurtuluşuna, Allahuekber dağlarında beyaz ölümlerden, Çanakkale mahşerine, Karadeniz'in azgın dalgalarından, Asya bozkırlarında amansız Kızılordu ateş hatlarında o, hep en ön saftadır. |
Emir Şekib Aslan ve Şehid-i Muhterem Enver Paşa
- Erol Cihangir
![]() Şekip Aslan, yakın zaman tarihimizde hatırlanması gereken nadir isimlerden biri olmasına rağmen, tam tersine unutulan isim ve simalardan biridir. Onun bu denli unutulmaya terkedilmesinde Osmanlı İmparatorluğu'nun yekpare muhafazasının müdafii olması yanında, Enver Paşa'nın en sadık dostu ve amansız bir Batı ve Batıcı düşmanı olmasının payı büyük olsa gerek. Kendisi Lübnanlı Dürzi önde gelenlerinden biri olarak, İtalyanların Trablusgarp'ı işgali üzerine yola çıktığında, kendisine karşı çıkanlara, Eğer Trablusgarp'ı savunamazsak, Lübnan'ın hurma bahçelerini hiç savunamayız diyerek Bingazi'de Enver Paşa'nın yanına gidecektir. |
Enver Paşa: Osmanlı Alman İttifakı
- Mustafa Çolak
![]() Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesinde Enver’in rolü, Enver Paşa’nın Alman Hayranlığı, Enver’in gerçekleştirmek istediği hayaller, , Enver Paşa’ya kimler suikast girişiminde bulundu?, İttihatçılar arasında Enver muhalifleri, Enver Paşa’nın Türkçülük faaliyetleri, İttihat Terakki ve Türkçülük, Sömürge Altındaki Türklerin Bağımsızlık mücadelesi ve Enver Paşa, Turan Coğrafyasında Osmanlı-Alman Mücadelesi, Almanların Kafkaslarda Enver’i Durdurma Çabaları.. Enver Paşa’nın kendisine yüklediği misyon, bu misyonu gerçekleştirmek için harcadığı enerji ve maceraperestliği, onun yaşadığı dönemin, öne çıkan karakteristik özellikleriydi. Bu özelliklerin benzerini Alman İmparatoru II. Wilhelm’de de görmek mümkündü. Enver Paşa, yaşadığı dönemin özelliklerini taşıyor ve dönemin ruhuna uygun düşünüyordu. Dolayısıyla her tarihi olay ve kişi gibi Enver Paşa da çağının özellikleri ile birlikte ele alınıp incelenmek zorundadır. Ancak bu takdirde kişiliği ve icraatları daha iyi anlaşılacaktır. |
Enver Paşa: Hayatı ve Makaleleri
- Yusuf Gedikli
![]() 1914-18 arasında Devlet-i Aliye-yi Osmaniyenin kaderine hükmeden üç adamdan biri olan Enver Paşa, hakikatte devletin en kudretli adamıydı. Harbiye nazırı, genelkurmay başkanı, başkumandan vekili ve bahriye nazırı vekiliydi. Enver Paşanın en mühim fonksiyonu çok kısa sürede Osmanlı ordusunu düzenlemesi, orduya milli ve dini şuurla sentezlenmiş yeni bir ruh vermesidir. Çanakkale bu ruhla kazanıldığı gibi, İstiklal savaşı da bu ruh sayesinde kazanılmıştır. Savaşın İngiltere ve Fransa’nın beklentilerinin aksine 4 yıl uzaması, İngiliz ve Fransız imparatorluklarının çatlaması da yine bu ruh sayesinde olmuştur. İttihat ve Terakki iktidarını elinde tutan üç kişiden biri olan Talat Paşanın adına caddeler, bulvarlar, mahalleler, okullar olmasına rağmen, Enver ve Cemal Paşanın adını taşıyan bir tane cadde, mahalle, okul ve saire bulunmamasını anlamak zordur. Hâlbuki Enver Paşa da, Cemal Paşa da; Talat Paşa ne kadar sorumlu ve vatanseverse, o kadar sorumlu ve vatansever idiler. Elinizdeki kitap Enver Paşa hakkında ilk defa kendi eserlerinden yararlanılarak ve kendi eserlerine dayanılarak birinci elden bilgi vermektedir. |
İngiliz Gizli Belgelerinde Enver Paşa
- Kenan Aksu
![]() Enver Paşa 20.yüzyılın başlarında yaşayan en dikkat çekici figürlerden birisidir.Enver Paşa'nın tarihi,sadece Osmanlı Devlet'inin yok olması ve Türkiye Cumhuriyet'inin kurulmasıyla başlayıp bitmez. Onun tarihi sovyet gücünün Kafkaslarda ve Orta Asya'daki kaotik kuruluşunu da içine alır. |
Kendi Mektuplarında Enver Paşa
- Şükrü Hanioğlu
![]() Enver Paşa'nın yazdığı mektuplar.. |
Hoşnut Olamamış Adam: Enver Paşa
- Masayuki Yamauchi
![]() Enver Paşa, Ortadoğu'nun çağdaş tarihinin, en tartışmalı şahıslarından birisidir. Jön Türk hareketinin ve imparatorluk yıkılmadan önceki siyasetin anahtar adamı, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin en güçlü lideri, Balkan ve Trablusgarp savaşlarının kahramanı, Sultan'ın damadı, Başkomutan yardımcısı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun savunma bakanıydı. Bununla beraber, Enver Paşa'nın, gücünü ve ülkesini kaybettikten sonraki kariyerinin son dönemi daha az bilinmektedir. 1918 yılında sürgünle başlayan ve 1922 yılında Orta Asya'da ölümüyle sona ermiş olan kariyerinin bu safhası, Alman-Sovyet-Türk ilişkilerinde olaylı bir rol oynadığı ve Orta Asya'da Basmacı'daki Sovyet karşıtı ayaklanmayla olan ilişkisinin iz bıraktığı renkli ve etkileyici yıllardı. Bu döneme ait ayrıntılı ve dengeli bir çalışmanın yapılmasını engelleyen temel neden Enver'in hem Türkiye, hem de Sovyetler Birliği'ndeki ortodoks tarihi yazımlarından çıkarılmış olması ve araştırma malzemelerinin azlığıdır. Türk Tarih Kurumu arşivindeki Enver Paşa'ya ait belgeler arasında, Enver'in Ekim 1918'dte İstanbul'dan kaçışını müteakip, maceralarının sırrını çözecek yayınlanmamış büyük miktarda, özel yazışmaya ulaşma şansına sahip oldum. Bu malzemeler arasında, sadece Enver Paşa tarafından yazılmış mektuplar değil, ayrıca Talat Paşa, Cemal Paşa ve diğer İttihatçılar tarafından yazılmış mektupları da buldum. Bu eserde sunulmuş olan belgeler; araştırmacılara, 1918-1922 döneminde Jön Türk göçmenlerinin ve özellikle Sovyet Rusya'da bulunan Enver Paşa'nın faaliyetleri ile ilgili önceden yayınlanmamış bazı malzemelere ulaşmayı sağlayacaktır. |
Türklüğün Son Cephesi: KGB Arşivlerinde Enver Paşa
- İrfan Ülkü
![]() Talihine inanan ve düşlerinin peşinde her şeyi göze alan bir asker... Kahramanlıktan vatan hainliğine yüklenilen anlamlar ile Enver Paşa ve Turancılıkla ilgili KGB arşivlerinden yansıyanlar... - Tarih ve kader Enver Paşa’ nın Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk lideri olmasını nasıl engelledi? - Enver Paşa hem kendini hem de kendisine inananları hayalleri yüzünden ortada mı bıraktı? - Turancılık düşüncesi düş olmaktan öteye neden geçemedi? - Kurtuluş Savaşı sonrası kurulan ilk Türkiye Cumhuriyeti, Rusya’ daki bağımsız ilk Türk devletinin yıkılışında Bolşevik Rusya ile işbirliği içine mi girdi? - Enver Paşa bir vatan haini mi, yoksa bir vatan sever miydi? - Osmanlı Rus Harbi’nde Sarıkamış’ taki büyük kaybın tek sorumlusu olarak görülen Enver Paşa nasıl bir askerdi? - Amacı sadece iktidara sahip olmak mıydı, yoksa Turancılık düşlerini gerçekleştirerek milletini, kendi inanışına göre, layık olduğu en üstün yere taşımak mıydı? - Mustafa Kemal’le rakip miydi yoksa bir biçimde her ikisi de aynı ortak amaç için mi çalışmaktaydı? - KGB Arşivlerinde Enver Paşa / Türklüğün Son Cephesi Türk tarihinin en çok tartışılan karakterlerinden biri olan Enver Paşa’ nın sürgün yıllarına ve Türkistan hayalleri ile... - Orta Asya’ da giriştiği mücadeleye dair önemli bir çalışma. |
İstiklal Harbimizde Enver Paşa ve İttihat Terakki
- Kazım Karabekir
![]() Kurtuluş Savaşımızın başlıca kahramanlarından biri olan rahmetli General Kâzım Karabekir'in (1882-1948) bu eseri, I. Dünya Savaşında Osmanlı ordularının başkomutanı olarak yenilgiye düşüp Avrupa'ya kaçmış olan Enver Paşa ile Cemal ve Talât Paşalar gibi İttihat ve Terakki Cemiyeti (Fırkası) kurucuları ve erkânının özellikle Ulusal Kurtuluş Savaşlı yıllarında yaptıklarını -belgelere dayanarak- anlatır. Önemli belgeler arasında Halk Şûralar Fırkası programı ile İslâm İhtilâl Cemiyetleri İttihadı nizamnamesi de vardı. 1920-1923 yıllarını kapsayan bu değerli anılar, Enver Paşa'nın Kafkas'lardan Orta Asya'daki feci öldürülüşüne kadar geçen bütün yaşamını anlattığı gibi. Onun ve yandaşlarının Kurtuluş Savaşındaki olumsuz etkinliklerini de belirtmektedir. |
Trabzon ve Kars Hatıraları: İstiklal Mücadelesi ve Enver Paşa
- Sami Sabit Karaman
![]() Sami Sabit Paşa (Karaman) Kurtuluş Savaşı sırasında önemli görevler yapmıştır. Sami Sabit Paşa tarafından yazılan Trabzon Kars Hatıraları, 1921-1922, İstiklal Mücadelesi ve Enver Paşa adlı eserinde bizzat yaşadığı olayları, belgelerle anlatmaktadır. Kitapta Enver Paşa, Halil Paşa, Kayıkçılar Kethüdası Yahya Kahya, Mustafa Suphi gibi her zaman ilgi çeken hayatları bilinmezliklerle dolu olan kişiliklerle ilgili önemli bilgiler yer almaktadır. |
Enver Paşa: Nutukları, Makaleleri, Bazı Beyannameleri ve Mektupları
- Yusuf Gedikli
![]() Bu kitap Enver Paşa hakkında ilk defa kendi eserlerinden yararlanılarak ve kendi eserlerine dayanılarak birinci elden bilgi vermektedir. |
Son Cihangir Enver Paşa
- Mehmet Alperen
![]() Ağustos 1922 Türkistan, Balcevan kasabasının Çegen köyü. Kurban bayramının birinci günüTürk ordusunun yirmi beş kurmay subayı Son cihangir Enver paşanın arkasından Çegen tepesinde kurulmuş olan mitralyözlerin üzerine saldırdıklarında güneş tam tepedeydi.O an zaman durdu. Takvimler durdu. Güneş durdu seyretti o anı. O an tarihte eşine ender rastlanacak bir cihangirin" Şehitlikten büyük rütbe mi var? "dediği makama doğru at kopartmasıydı. Altındaki süt beyaz rengi ile ilk bakışta seçilen Derviş, sanki bu şerefli koşunun son koşusu olduğunu biliyormuş gibiydi. Sanki son cihangiri en büyük makama taşıdığını anlamıştı. Köpükler fışkıran ağzını gökyüzüne çevirmişti. Süt beyaz rengine inat, kızaran gözlerini meydan okuyormuş gibi devirmiş düşmana bakıyor ve süratle ölüm kusan mitralyözlerin üzerine gidiyordu… Bu romanda geçen yer isimleri, Tarih ve kahramanlar tamamen gerçek kişilerdir. Bu anlamda bu roman bir hayal mahsulü, sadece hamaset ve kurgu değildir. Son yüzyılın bu en büyük şehidine ve kendisi ile birlikte orada şehit düşen 25 Türk Kurmay subayına Allah'tan rahmet ve mağfiret dilerim. |
Enver Paşa'nın Son Günleri
- Yaver Suphi Bey
![]() Enver Paşa’nın son günlerinde yanında bulunan yaveri Suphi Bey’in hatıraları... Bir serseri kurşun tam kalbi üzerine isabet etti. Bu kurşun nereden gelmişti. Nasıl olmuştu, o kadar yakından ve tam hedefine isabet eden kurşun az bulunur. Enver Paşa, arkasındaki kaput altından geçerek kalbinin tam üzerine isabet eden bu kurşunu yediği zaman birdenbire şaşırdı. "Ay!" diyebildi. Parlak gözleri birdenbire karardı ve bir heykel gibi yere yıkılıverdi. Yerde upuzun yatan Paşa’nın dudakları sapsarı oldu. Güzel yüzü birdenbire beyazlaştı ve uzun kirpikli gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı. Sarı dudakları biraz büzüldü, sonra gülümsüyor gibi açıldı. Ve ağzından iki damla kan beyaz çenesinin üzerine doğru döküldü ve sönen parlak gözleri tamamıyla kapandı. Herkes sustu, bütün harp meydanı sustu ve birkaç tarih sayfası sükût içinde kapandı. |





















